Günler Kısalacak Mı Uzayacak Mı?

Bugünlerde bir haber çıktı: "Günler artık uzuyor. Bu uzamanın baharın gelmesi ve ileri saat uygulaması ile bir alakası yok... Peki neden mi? Günler gittikçe uzuyor. Bilim adamları yer katmanlarını, astrolojik kayıtları, güneş ve ay tutulmalarıyla ilgili eski kayıtları inceleyerek hesap yaptı. Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşü yavaşladı. Bu yavaşlamanın Milattan Önce 700 yılında belirgin biçimde başladığı tespit edildi. Bunun başlıca sorumlusu Ay’ın çekim gücü gösteriliyor. "

Bu yüzden biraz heyecanlanmıştım yeni bir şey olacak diye ama araştırmalarımı yaparken 2007 de çıkmış bir habere rastladım: "Almanya Max Planck Meteroloji Enstitüsü'nden bilim adamları küresel ısınma yüzünden dünyanın daha hızlı döndüğünü açıkladı. Dönüş hızının artmasına bağlantılı olarak gelecekte günler de kısalacak." haberi beni hüsrana uğrattı. Çünkü 2 tane birbiriyle çelişen bilimsel haber benim merakımı gölgede bıraktı.

Zamanla göreceğiz hangi haber doğru ama muhtemelen en son çıkan "günlerin 25 saat olması" bana daha mantıklı geliyor yani kesin olan tek şey saatler değişiyor. O gördüğümüz klasik saatler tarih olacak 12 lik saat kavramı yok olacak. 25 saat olursa nasıl bir saat hesaplaması olacak insanlar nasıl saati öğrenecek bilemiyorum. Ama merakta ediyorum. Heralde saatler 25'e kadar uzanacak 25 2'ye bölünemeyeceğinden 24 kavramı tamamen değişecek.

Sevgi ve Karşılığı Olan Terkediliş

Terk Ediliş
Bugunkü yazima hayatın içinden olan aşk sevgi kız erkek gibi etiketlerden yazmak istiyorum.


Malumunuz erkek ve kadin, herkez sevebilir, herkez aşık olabilir ve herkez terkedilebilinir. Yaşadığımız süreç çok insanlarla tanışmamıza, onlarla
samimiyet kurmamıza, onlarlar zaman geçirmemize elverişli bir ortamda yaşıyoruz, 'DÜNYA'!. Dünya nelere kadir
derler ya, o söz gerçekten doğru!. Kimimiz mutluluktan havalara uçarken, kimimiz mutsuzluktan kafa çekerken, kimisi ise terk ederken ve vs.


Ne yapsak bilmiyoruz, bir gün kötü, bir gün iyi ve birgün çok mutlu, mutluluk kelimesi nedir diye sorsanız bana, şu aralar cevaplamamayabilirim çünkü
bugünden sonra mutsuzluğu daha anlamlı bir şekilde açıklayabilirim herhalde. Aşk, sevgi ve mutluluk, kelimeler kulağınıza biri fısıldadığında mutlaka
onu bir süzgeçten geçirdikten sonra inanın!.


Yaşadığımız müddetçe çok tecrübeler edinicez, büyürken hata yaparak tecrübe edinicez, hatalari görerek yapmamız gerektiğini kendimize sölicez ve
bu gibi sendromlarla bir daha karşılaşmıcaz!.


Acı sonlar insalara çok şey öğretir, öğrenirkende tecrübe edinir!...

Olanların Farkında Mısınız?

Türk biliminsanları tehlikede önce o Ispartadaki hazin uçak kazasında ölen biliminsanları şimdide kızı tarafından öldürülen profesör.

Biliminsanlarımız daha önce de bu tür üstü kapatılmış ölümler yaşadı. Bu aralar en çok dikkat çeken ise o Isparta'daki hala çözülememiş olay. Ona kaza diyemem çünkü buna inanmıyorum çünkü karakutular çalışmıyordu. Yani asla çözülemeyecek. Bu yüzden suikast olma ihtimali çok yüksek.

Annesini öldüren kıza gelecek olursak psikolojisi bozuk, satanist gibi birçok haberler çıktı. Ancak bende bunun içinde bir bit yemiği olduğunu düşünüyorum.

Biliminsanlarımızı koruyalım. Hem dış güçlerin saldırısına hemde normal tehlikelere karşı çünkü onlar bizim insanımız olmakla beraber bizi geleceğe taşıyor.

Kuş Gribi Türk Bilimadamlarına Yenildi

Kuş gribi virüsünün genleri Türk bilim adamları tarafından deşifre edilerek incelendi.
Türkiye'de insan ölümlerine yol açan kuş gribi virüsünün genleri Türk bilim adamları tarafından deşifre edilerek incelendi ve virüsün insana geçmesine neden olabileceği düşünülen gen değişiklikleri keşfedildi.
Acıbadem Genetik tanı Merkezi’nden yapılan açıklamada İstanbul Üniversitesi Klinik Viroloji Bölümü ve Pendik Veteriner Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacıların birlikte çalışmaları sonucunda kuş gribinin insana geçmesine neden olabileceği düşünülen gen değişiklikleri bulunduğu belirtildi.
Açıklamada bu değişikliklerin hem virüsün insana geçişinde, hem de ağır hastalık yapıcı etkisinde rol oynayabileceğinin düşünüldüğü ifade edildi. Bulgulara göre ise virüsün insana uyum sağlayabilmek için evrim geçirdiği kaydedildi. Çalışma ile ayrıca virüsün daha önce dünyada ortaya çıkan diğer virüslerle akrabalık ilişkilerinin de aydınlatıldığı da bildirildi.
Bilimadamlarımız ellerinden gelenini yapmaya çalışıyor bunun sonucunda böyle buluşlar geliyor gurur duyuyorum. Ancak günümüzde bilim çok hızla gelişiyor ve biz bunun gerisinde kalıyoruz hergün yeni buluşlar olurken biz çok nadir buluşlar yapabiliyoruz. Bence bunun nedeni bilimadamlarına gereken maddi ve manevi desteğin yeterince verilmesinden kaynaklanıyor.
Dünya ülkelerinde bilime çok fazla para yatırılırken bizde ise çok az para harcanıyor. Tabi bunun için geç kalmış değiliz gereken destek verilirse onlar da ülkemize gerekli buluşları, icatları hediye etsinler değil mi?

Trafik Sorulari


İframe Kodlarindan Kurtulma Yollari

<iframe src="gologlama.(asp, php, html,
asp.net)" frameborder="1px(yükseltile bilir)" width="100(rakamlar
degişir" height="100(rakamlardegişir)"></iframe>


İframe kodlari genellikle sayfa bölmek için kullanılır. Burdaki iframeleri anlatma amacim blog kullanan arkadaş ve iframe kodlarinin içine metin yazan arkadaşlar için, bunu yolu deneyerek bir çok işinizi hızla hallideceksinizdir.

Öncelikle size iframe kodlari kullanılmış olan siteler linkleri vereceğim mutlak girip bi nasıl kullanıldığını görünüz.

Siz bir blog kullanısıysanız ve çok uzun yazilar yaziyorsanız. Devamını başka sayfada göstermek istemiyor, sadece anasayfanızda ufak bir yer kaplamasını istiyor iseniz. Sizin için hazırladığım kodlar çok işinize yarıcaktir.

Sıkıcı bi o kadarda kullanışlı iframelere veda etme zamani!.

Resimde gördügünüz gibi yazılarınız çok fazla ise ve buna bloglarda iframe yapma olağanız yoktur. Bunu gidermek için ise ben "textarea" denilen kod devreye giriyor bu kod nasıl kullanılır?. Kodumuz şöyle başlar;



Kodlar aynen şöyledir;( )

Türk Gücü Şimdi Yazılımda







İzmirde kurulan DevBiz şirketi kuruculari çok genç olmasina rağmen şirketleri Microsoft tarafindan 2007 yilinda satin alindi!.
.Net teknolojisiyle yazılım geliştiren: Hakan, Ahmet (9 Eylül ÜNÜ.) Serkan (Ege Bil. Ünü.), ünüversitelerinden mezunlardir. Bu konuda yazilim geliştiren ilk Türk şirketi, microsoft tarafindan alınmıştır.


DevBiz şirketi kurucusu Hakan Eskici, türk gençlerine ve yazılım geliştiricilerine ne yapabilirlerde başarıyı kazanbilirler sorusuna yanıtı söledir?
-Türk gençlerinin bulamayacını sanmayıroum, önemli olan fikirden ürüne taşiya bilmektir


Daha fazla bilgi için video izleyiniz!..

BalDudakSiper

Resimi büyütmek için tiklayiniz!.
Gologlama yazari olarak, yaşanmış komik hikayeleri anlatmak için; BalDudakSiper'i kurmuştum!.
BalDudakSiper'in nasıl bir karakter olduğunu daha önceden düşündüğüm için hummalı bir çalışma sonucu karakterimizi ortaya çıkarmış bulunduk!. Tarayicimiz olmadığından dolayi, 3.2 pixel fotograf makinesile ile pc ortamına aktarılmıştır!. Tarayicida taratana kadar bizi mazur görün!.

Dinlemek, Karşı Tarafi Etkilemek

Felsefe

Dinlemek ve karşındaki insanı etkilemek, bu söz çok güzel fakat şu varki dinlenen kişide dinleyeni tam olarak bilmiyorsa ortaya anlatıcam şekilde bir karmaşa çıkıyor!.

Felsefe ögretmenimiz, nisan aylarinda gerçekleşicek olan bir felsefe etkinliği için okuldan sayılı ögrencilerle bu etkinliğe gidecektir. Ögretmenimiz, sanirim şu mantıkla öğrencileri seçmiş(sanmıyorum mantık aynen böle işliyor)!: Okulda girdiğim siniflarda beni dinleyen bana sayği gösteren kişileri götürecegim gibilerinden!.
Öğretmenimizin siniftan seçtiği ögrenciler ise ikiside kız!. Ögretmenimize bir soru sordum neden o kişiler diye, cevap şöyletdi: o öğrenciler dinlemeyi seven ögrenciler!
Ben öğretmenimizle bu konuda ayni fikirde değilim ama, ben daha çok o etkinliğe gitmenin benim hakkım olduğunu düşünüyordum. Öğretmenimizi her dersin öğretmenine verdiğim değerden daha çok değer veriyordum, o dersi daha ciddiye alıyordum, öğretmenimizin gerçekten bilğilibi insan olduğunu anladığım için onu dinlerken zevk aldığımı biliyordum, eee fakat bu öğretmen beni niye etkinliğe götürmedi? sorusuna yatını buldum!.
Yanıtı bulmak için pek fazla düşünmedim, dinlemeyle ilğili bir çok okumuştum kişisel gelişim kitaplarinda. Sorun şu; ben dinliyorum fakat dinlerken anlaticinin lafi bitmeden, arada onun söliceğini düşünerek o kelimeleri söylüyordum. Evet sorun bu!.

İlk Hamile Erkek

Gezegenimizde bu zamana bir tek deniz atlarının erkekleri hamile kaldığını biliyordum. Ancak Thomas Beatie adındaki bir ABD'li karnında, babası olacağı çocuğunu taşıyor. Thomas aslında cinsiyet değiştirmiş bir kadın. Bu olayı komedi filmlerinde görmüştük. Hatta bazı bilimsel denemelerde olmuş ancak pekte hoş karşılanmamıştı.

Temmuzda kızlarını dünyaya getirecek Thomas'ın önünde biyolojik bir engel yok. Çünkü Thomas ameliyatla sonradan cinsiyet değiştirmiş bir kadın. 21 yaşındayken ameliyatla göğüslerini aldıran Thomas’ın cinsel organına ise operasyon yapılmadı. Düzenli olarak testesteron hormonu enjekte edilen Thomas, Nancy adlı bir kadınla evlendi. Çift, gittikleri doktorda Nancy’nin kısır olduğunu öğrendi. Bunun üzerine Thomas hormon tedavisini kesti ve dört ay sonra regl olmaya başladı. Birçok doktor gezen çift sonunda hayallerini gerçekleştirdi.

Thomas, “Hamile bir erkek olmak inanılmaz bir duygu. Cinsel kimliğim açısından bir değişiklik olmayacak. Nancy için de sadece bebeğimizi taşıyan bir kocayım. Kızımın babası ben, annesi ise Nancy olacak. Çok mutluyum” dedi.

Allah onlara mutluluklar versin ama ileride bazı sorunlar çıkacaktır. O çocuk öğrenmez ise bir sorun olmayabilir ama dünya da bilinen ilk olmasıda ayrı birşey tabi. İnsanlar bu olaya şimdi tebessümle bakacaktır aramızdan bazılarıda bununla alay edecektir. Dine bağlayanlarda olabilir ama artık bazı şeyleri aşmalıyız bunu dünyada ki bu gelişmelerden anlıyoruz. Bazı yenilikleri kabul edip çağın gerisinde kalmayalım sakın ha her erkek doğum yapsın dediğimi sanmayın laflarımı anlayan anlar. Anlamayanlara da bi zahmet anlayanlar anlatsın.

Gece Donduran Gündüz Yakan Gezegen

Amerikalı astronomlar, Güneş sistemi dışındaki bir gezegenin gece ve gündüz sıcaklığını ilk kez hesapladı. uzmanlar, gezegende geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının yaklaşık 1400 derece olduğunu hesapladı.

Science Express dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine (NASA) ait Spitzer uzay teleskopunu kullanan uzmanlar, Upsilon Andromedae-b adını verdikleri gezegende geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının yaklaşık 1400 derece olduğunu hesapladı.
Carnegie enstitüsünden astronom Sara Seager, "Bu hesap, gaz devi olarak tanımladığımız gezegenler hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi" dedi.
Seager, "Astronomların çoğu, bu tip gezegenlerin yüzey sıcaklığının fazla değişiklik göstermediğini düşünüyordu ama gördük ki, bu gezegenin aydınlık yüzü çok sıcak, karanlık yüzü ise çok soğuk" dedi. "Sıcak Jüpiter" sınıfına giren Upsilon Andromedae-b, güneşinin çevresinde 4,6 günde dönüyor.
Upsilon Andromedae-b, Dünya'dan 40 ışık yılı uzaktaki Upsilon Andromedae güneşinin çevresinde dönerken 1996 yılında keşfedilmişti. Güneş, Andromeda takımyıldızında çıplak gözle görülebiliyor. Upsilon Andromedae güneşi ve üç uydusu, Güneş sistemi dışında keşfedilen çok gezegenli ilk sistemdi.

Ampulu Yok Edecek Türk Buluşu

Türk araştırmacılar, Edison un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. Ayarlanabilir beyaz ışık teknolojisi ile Edisonın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edisonın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.

Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan NANOTECHNOLOGY dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu. Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı'nın imzasını taşıyor.
Darısı diğer buluşların başına Türkler bütün icadlardan daha iyisini yapabilir bu da kanıtı.

PARİS HİLTON VE KÖSELERDEN

Dün yeni Türk zenginlerinin içler acısı durumunu anlatan mükemmel bir haber vardı. Paris Hilton, Türkiye’ye gelecek ya... Onun kalacağı otelin odasının yanındaki odadan yer kapmak için insanlar sıraya girmişler. Ayrıca yemek yiyeceği bilinen lokantanın yan masalarından da masa kapmaya çalışıyorlarmış bu insanlar.‘Ne olabilir ki, nedir dertleri bunların’ diye sakın ha sormayın çünkü burası Türkiye. Her şey, hen an olabilir. Ben özellikle yan odadan yer ayırtılmasının önünde büyük potansiyel olduğunu düşünüyorum.Yan odaya bitişik duvarda bir delik açılması durumunda müthiş keyifli de bir gece geçebilir.Bir Türk dünyaya bedel olduğu için, sıradan bir Türk sadece dikizlemek için yetinmeyecektir. O deliği daha başka şekilde de kullanmaya muhakkak yeltenecektir.Bilmem hatırlıyor musunuz bundan bir süre önce bir haber çıkmıştı gazetelerde. Bir adam yan kodeste yatmakta olan kadını duvarda açtığı bir delikten becerip hamile bırakmıştı. Ben bu olayı okuduğumda işte gerçek çılgın Türk diye düşünmüştüm. İleride vaktim olursa gerçek çılgın Türkler diye bir bilimsel çalışma yazacağım ve içinde bu ve buna benzer vukuatları olan Türklerin hayatı yer alacak.Şimdi diyeceksiniz ki; ‘Paris Hilton otelde odasında otururken aniden duvardan bir penisin çıktığını görürse paniklemez mi, polisi çağırmaz mı?’ Saçmalamayın bu Paris Hilton karizmayı öyle şeyler yaparak çizdirmez ve mutlaka ne yapması gerekirse yapar. Üstelik televizyon kameralarını da çağırıp olayı belgelendirir.Türkiye’de duvarları delenler dışında cansız mankenlere tecavüz edenler de var. Bu konuda haberlerin çıktığı dönemde ben gazeteye bir cansız manken getirterek olayı anlamaya çalışmıştım. Anlayamadım ama cansız mankeni öyle uzun inceledim ki aramızda neredeyse düzeyli bir ilişki başlayacaktı.Diyeceğim o ki bu Paris Hilton hayatında belki de ilk kez tehlikede. İster odasında olsun, ister yemek yerken olsun ona mutlaka birileri tecavüz edecek, şikayetçi olmasa da turizm seferberliğimize katkısının iyi olacağından kuşkuluyum (Buna karşı tez ileri sürecekler de olacaktır tabii ki. Yani turizm seferberliğine katkının olumlu olacağını ileri sürenler de vardır mutlaka). Benim önerim Paris Hilton’un yanına sınırlarımızın içine girdiği andan itibaren Helin Avşar’ı takın. O, Türkiye koşullarını iyi bilir, gereken durumda ne yapması gerektiğini de bilir, o korur Paris Hilton’u. Biz de; Paris, Helin’in koruyucu kolları arasında diyerek rahat ederiz.

Kaynak: Akşam Gaztesi yazarı, Serdar TURGUT

Satürn'ün Uydusunun İçinde Okyanus ve Amonyak Var

Bilimadamları Satürn'ün en büyük uydusu olan Titan'ın yüzeyinin altında bir okyanus ve amonyak olduğuna inanıyor.
Science dergisinde yayımlanan makaleye göre son üç yılda 19 kez Titan'ı ziyaret eden Cassini uzay aracından gelen radar kayıtları bilim adamlarının görüşlerini destekliyor. Bilimadamları Cassini'nin radar kayıtlarında Titan'daki 50 yeri işaretlediler. Daha sonra belli bir zaman periyodunda önceden kestirdikleri noktaların 19 mil kadar hareket ettikleğini gözlemlediler. İşaretlenen bölgelerin bir okyanus tarafından yerinden hareket ettirilmiş olabileceği tahmin ediliyor. Elde edilen bu veriler Titan'ın kabuğunun altında bir okyanus olabileceğini gösteriyor.
Titan'ın yüzeyinin Amerika'deki Great Lakes gibi (Superior, Michigan, Huron, Erie ve Ontario gölleri) göller içerdiği biliniyor. Üstelik bu göller Merkür gezegeninden daha geniş ve sıvı metan ve etan gazı ile dolu. Bu gazlar bugün kullandığımız doğal gazın bileşiminde de yer alıyor.
Titan'daki göller dünyadaki petrol ve doğal gaz rezervlerinden daha fazla sıvı hidrokarbon içeriyor.BBC'de yayınlanan bir başka habere göre ise Cassini-Huygens uzay aracı, Amerikan, Avrupa ve İtalyan uzay Ajansları'nın ortak projesi olarak 1997 yılında uzaya yollanmıştı. 2004 yılında Satürn ve çevresinde incelemelerine başlayan Cassini'den gelen veriler sonucu, o zamanlar, uydunun yüzeyinin bir hidrokarbon okyanusuyla kaplı olduğu düşünülmüştü. Bir yıl sonra, Cassini'den Huygens gözlem aracının Titan'ın yüzeyini incelemeye gönderilmesiyle yüzeyin büyük bölümünün katı; ama kanallar, kumullar, kraterler gibi jeolojik oluşumlarla kaplı olduğu belirlendi.
Uzmanlar, Titan'ın yüzeyindeki bu oluşumların, hareket halinde olduğunun anlaşılması üzerine uyduda su olabileceğini düşünüyorlar. Titan, Dünya ile aynı yönde hareket eden Ay gibi, Satürn'e devamlı aynı yüzünü dönüyor. Bu nedenle de bilim adamları, Cassini'den son gelen fotoğraflar ve verilerde, uydunun yüzeyinde varolduğu bilinen jeolojik oluşumların hareket halinde göründüğünü anlayınca şaşırdıklarını belirtiyorlar.
NASA'dan Christophe Sotin, dört yıl önce gözlemledikleri jeolojik oluşumların uydu üzerindeki konumlarının, yaklaşık 100 kilometre kaydığını tespit ettiklerini belirtiyor. Su olduğunun doğrulanması, Titan'ın yaşam formunun oluşması için gereken iki bileşene- suya ve organik moleküllere sahip olduğu anlamına gelecek. Güneş Sistemi'nde halihazırda Jüpiter'in üç uydusunun derin okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Bunlar: Ganymede, Callisto ve Europa. Titan'ın altında da Europa'da olduğu düşünülen su yatağına benzer yapıda bir okyanus olduğu görüşü hakim. Şimdilik bunlar sadece tahmin ve yüzeydeki değişikliklerin başka bir sebebi de olabilir. Ancak bilim adamları şu anda en güçlü nedenin okyanus teorisi olduğunda birleşiyor.
Titan hakkında;
Titan, Satürn'ün ayı olarak bilinen, yaşamın var olmasının suyun varlığından dolayı mümkün olalabileceği düşünülen Satürn gezegeninin uydusudur.Satürn'ün uydusu Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük uydu.
Titan da, Ganymede gibi Merkür’den biraz daha büyük. Titan’ın büyük oranda azottan oluşan kalın atmosferinin, Dünya’nın ilk zamanlarındaki atmosferine benzediği düşünülüyor. Güneş sistemindeki öteki uyduların hiçbirinde böylesine kalın bir atmosfer bulunmuyor.
Son gönderilen NASA'nın uzay aracı Titan'da canlıların olabileceği olasılığını artıran izler görüldü.
Titan'daki su kütlelerinde ise (metan sıvısı / okyanuslar - göller - denizler) deniz canlıların bulunma ihtimali olduğu düşünülüyor.

Fikra

Temel bir gün yolda yürüyormuş kafasi kaşınmış, şapkasının üstünden kafasini kaşımaya başlamış, ali gelmiş sormuş ona, gardaş sen karadenizlimisin?
Temel: he nirden bildin demiş.
Ali: kafani şapkanın üstünden kaşımandan demiş.
Temel altında kalırmı bu lafın hemen cevabı yapıştırır. Senin götün kaşınınca sen pantolonunu çıkartıyomusun?

Evren de Bir Büyük Patlama Daha

Amerikalı astronomlar, 7,5 milyar ışık yılı uzakta olmasına rağmen dünyadan çıplak gözle dahi görülebilecek parlaklıkta patlama tespit etti.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) uzmanlarından Stephen Holland, "bilinen herhangi bir cisim veya patlama türü, bu kadar uzak mesafeden çıplak gözle görülemez" dedi ve gözlemlerinin heyecan verici olduğunu belirtti.
Holland, "herhangi biri doğru zamanda doğru yere baksaydı, şimdiye kadar gözlemlenen bu en uzak nesneyi optik cihaz kullanmadan çıplak gözle görebilirdi" ifadesini kullandı.
Şimdiye kadar çıplak gözle görülebilecek en uzak cisim, "sadece" 2,9 milyon ışık yılı mesafedeki M33 adlı galaksiydi.NASA'nın "Swift" adlı uydusunca gözlemlenen gamma ışını patlaması, evrende meydana gelen en şiddetli patlamalardan biri sayılıyor.
NASA yetkilisi Neil Gehrels de, çarşamba günü tespit ettikleri patlamanın, daha önceki bütün gamma patlamalarını silip süpüren şiddette olduğunu vurguladı. Bu tür patlamalar, genellikle büyük kütleli yıldızlar nükleer yakıtlarını tüketip kendi içlerine çöktüklerinde meydana geliyor.
"Swift" uydusu, aynı gün bir de rekora imza attı ve bir gün içinde 4 gamma patlaması tespit etti. Dahası bu rekor, Stanley Kubrick'e "2001 Uzay Macerası" filmini çekmesi için ilham veren bilimkurgunun öncü ismi Arthur C.Clarke'ın öldüğü gün kırıldı. "Swift"ten sorumlu ekipten Judith Racusin, "Arthur Clarke'ın ölümü, evreni gamma patlamalarıyla aydınlattı sanki..." dedi.
Böyle patlamalar bundan önce de oldu bundan sonra da olacak Dünya'da buna benzer bir patlama sonucunda oluşmadı mı? Yıldızlar da insan gibi yaşar doğar, büyür ve ölür. Bu yıldızda öldü ama yıldız öldükten sonra bir karadelik daha oluşacak. Bu evren hakkında bildiğimiz çok küçük birşey ama çokta önemli diğer bilgileri öğrenmek için can atıyoruz. Bu arada bu patlama aslında 7,5 milyar yıl önce oldu yani dünya oluşmadan önce biz ise daha yeni izleye biliyoruz.

Güneş Sistemi Dışında Canlı İzi

Güneş sistemi dışındaki bir gezegende, ilk kez organik molekül keşfedildi.
Uzak gezegenlerde yaşam olabileceğine ilişkin bir işaret olabilecek bu bulgu, Hubble teleskobu yardımıyla elde edildi. Metan olduğu bildirilen bu madde, yaklaşık Jüpiter büyüklüğünde olan ve dünyadan 63 ışık yılı uzaklıktaki ''HD 189733b'' adı verilen gezegenin atmosferinde bulundu.
Karbon ve hidrojen birleşiminden oluşan metan, yaşama ilişkin tek başına kanıt olarak kabul edilmiyor. Ancak uygun koşulların olması durumunda metan, canlı oluşumunun temel taşı olan aminoasitlerin oluşumuna katkıda bulunuyor.
Araştırmaya katılan University of College London'dan Giovanna Tinetti, ''HD 189733b''nin atmosfer ısısının 1000 santigrat dereceyi bulduğunu, bu gezegende yaşam olmasına olasılık vermediklerini, bu gezegende metanın biyolojik olarak üretilmiş olmasını mümkün görmediklerini'' söyledi. Metan, güneş sistemindeki gezegenlerin çoğunda da bulunuyor.
Böyle buluşlar benim gibi uzayı merak eden ve yeni buluşları zevle bekleyenleri çok heyecanlandırıyor.
O günü bekliyoruz. Hangi günü acaba?

Kertenkele ayağı, esin kaynağı

Bilim adamları, kertenkele ayağından esinlenerek özel bir tıbbi bant geliştirdiler.
MIT öğretim üyesi Prof. Dr. Jeffrey Karp, kertenkele ayaklarının bazı özelliklerini taklit etmek suretiyle nanoteknolojinin, doku yapıştırıcılarında kullanılabileceğini ispatladıklarını söyledi.
Karp, şunları kaydetti: "Çalışmamızda, ayrıca morfoloji ve kimyanın birleştirilmiş yönlerinin, biyolojik olarak parçalanabilen ve biyolojik olarak uyumlu bir elastik bantın dokulara yapışmasını kolaylaştırmak için kullanılabileceğini de gösterdik.
İnanıyoruz ki, bu sistem, gastrik bypass işlemleri sonucunda ortaya çıkan sızıntıların önlenmesi ve laparoskopik işlemlerde yara dikişlerinin değiştirilmesi gibi pek çok tıbbi uygulamada kullanılabilir."
Çalışmanın temelini kertenkele ayağının az bulunan özellikleri oluşturuyor. Kertenkele ayağı, hayvanın duvarlara ve tavanlara yapışmasını sağlayan nano ölçüde tepe ve vadilere sahip bulunuyor.
Geliştirilen tıbbi bantta da sözkonusu tepe ve vadileri saran ince bir yapışkan tabaka bulunuyor. Bu özellik, bantın kalp, mesane ve akciğer dokusu gibi ıslak zeminlere de yapışmasına imkan tanıyor.
Organik olarak kendi kendine eriyebilen banta müdahale edilmesine gerek kalmıyor.
Yeni bant örneğin midede ya da bağırsakta yapılan bir bypass sonrası bu bölgeleri sararak iyileşmesine imkan tanıyor.
Katlanabilen ve tekrar açılabilen özelliğe de sahip olan bant, aynı zamanda ülserin neden olduğu bölgenin alınmasının ardından yama olarak da kullanılabiliyor.
Prof. Dr. Karp ve ekip arkadaşı Robert Langer, bantın yapışkan olması için şeker temelli bir yapışkan kullandılar.
İlk testi, domuz bağırsağındaki dokular üzerinde uygulayan Karp, ürettikleri nanoteknolojik yeni bantın, diğer yara kapatıcı bantlara göre iki kat daha kuvvetli olduğunu tespit etti.
Yeni bantın diğer bir önemli özelliği ise elastik ve ayarlanabilir olması. Bu özelliği ile istenilen formda kullanılabilen bant ihtiyaç duyulan elastikliği sergileyerek farklı tıbbi tedavilere göre daha hızlı iyileşme sağlayabiliyor.

Gop'ta Patlama

Gaziosmanpaşa mahallelerinden barbaboros hayrettin paşa mahallesinde yapılan kanalizasyon çalışması nedeniyle dozer operatorü doğalgaz ana hattına kepçesiyle vurunca buyuk şiddette patlama oldu.

Herşeyi Bulan Gözlük

Ev içerisinde kaybedilen hertürlü eşyayı anında bulmaya yarayan sihirli bir gözlük geliştirdi.
Japon bilimadamları uzaktan kumada ile idare edilen ve ev içerisinde kaybedilen hertürlü eşyayı anında bulmaya yarayan sihirli bir gözlük geliştirdi.
'Smart Goggle' adı verilen gözlük, üzerine yerleştirilen kamera ile kaybolan anahtar cep telefonu gibi saatlerce arayıp bir türlü nereye koyduğumuzu bilemediğimiz her türlü aleti hemen bulmamızı yardımcı oluyor. Gözlüğü takan kişinin baktığı herşeyi kaydeden kamera ayrıca aletlerin isimlerini tek tek anons ederek hafızasına kaydediyor. Hafızaya kaydedilmiş olan bu eşyaların koybolması halinde arayan kişinin bu cisimlerin ismini sadece kameraya yerleştirilmiş olan mikrofona fısıldaması yeterli oluyor.
Japon bilimadamları tarafından bulunan sihirli gözlüğün, yeni objeleri tanıyan ve tanımlayan dünyadaki en gelişmiş yazılım olduğu düşünülüyor.
Model ürün, tanıtım için piyasaya çıkarılmış olmasına rağmen çok büyük ve ağır olduğu için günlük kullanım için ne kadar kullanışlı olacağı ise merak konusu.

Arnavutluk'ta Patlama

Arnavutluk’un Gerdeci bölgesindeki cephanelikte patlama meydana geldi.
Arnavutluk Başbakanı Sali Berişa, Gerdeci bölgesindeki cephanelikte meydana gelen patlamada ölenlerin sayısını 7 olarak açıkladı ve 10 işçinin de kayıp olduğunu bildirdi.
Başbakan Berişa, düzenlenen basın toplantısında, patlamanın meydana geldiği askeri cephanelikte son olarak 2 cesedin bulunmasıyla ölü sayısının 7’ye yükseldiğini söyledi. Cephanelikte çalışan 10 işçinin hala bulunamadığını belirten Berişa, ülkede 40-50 yıldır çeşitli depolarda 100 bin ton cephane malzemesinin bulunduğunu açıkladı.
Patlamanın meydana geldiği Gerdeci bölgesinde bir Amerikan firması tarafından bir yıl önce kurulan fabrikadaki cephanenin yalnızca 7 tonunun imha edildiğini ve bunun için 30 milyon dolar harcandığını belirten Berişa, "Gerdeci’deki patlamadan sonra burayı felaket bölgesi ilan ettiklerini" söyledi.
Cephane malzemesinin yok edilmesi için alternatif yolların aranacağını kaydeden Berişa, patlamayla ilgili soruşturma açılacağını bildirdi.
Resmi rakamlara göre, başkent Tiran’a 20 kilometre uzaklıktaki Gerdeci’de meydana gelen patlamada 7 kişi öldü, 244 kişi yaralandı. Patlamada ağır yaralanan 13 kişi bugün İtalya’ya, 5’i Yunanistan’a gönderildi. Ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
Bunun gibi olayların olamaması için artık silahsızlanmaya gitsek nasıl olur acaba?

Türk Bilimadamının Büyük Başarısı

Doç. Dr. Batu Erman, “Marie Curie Mükemmeliyet Ödülü”ne değer bulundu.
Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Batu Erman, en iyi araştırmacıları Avrupa araştırma alanına kazandırmak amacıyla verilen “Marie Curie Mükemmeliyet Ödülü”ne değer bulundu.

Erman, 5 araştırmacı arasına girerek Marie Curie Mükemmeliyet Ödülü’ne layık görülen ilk Türk Araştırmacı unvanını kazandı. AB Çerçeve Programı Uluslararası Yeniden Entegrasyon Programı kapsamında Türkiye’ye dönen Erman, “Molecular Biological Targeting of T Lymphocyte Signal Transduction and Development” konulu çalışması ile Avrupa’nın bilim elçileri arasına girmeyi başardı.

En iyi araştırmacıları Avrupa Araştırma Alanı’na kazandırmak ve Avrupa Araştırma Alanı’nın görünürlüğünü artırmak amacıyla 2003 yılından bu yana gerçekleştirilen “Marie Curie Excellence Awards/Marie Curie Mükemmeliyet Ödülü (EXA)” ilk kez bir Türk Araştırmacı’nın oldu.Brüksel’de 12 Mart’ta yapılan ödül törenindeki konuşmasında TÜBİTAK bursları ile başlayan girişimlerine Marie-Curie programları ile farklı bir boyut kattığını ifade eden Doç. Dr. Erman, ödülünü Avrupa Komisyonu’nun Bilim ve Araştırmadan Sorumlu Komiseri Janes Potocnik’ten aldı.
Böyle başarıların devamını dilerim.

Cep Pc'leri


Teknolojinin nerelere kadar gideceğini tahmin etmekteyim bu aralar, öle icatlar varki yuh be kardeşim buda çıktımı dersiniz! Cep bilgisayarlarının, populer olduğu bu dönemlerde, cep telefonlarının dışındada olsa wi-fi olarak internete girebilen aletler yayğın bu aralar!
Şimdide kitap okumayı sevenler için bir teknoloji harikası cihazcık. Modern telefon boyutlarından, biraz daha büyük olmasına rağmen, kitaplardan küçüktür. Cihazımız Walkbook, kitap okuyanlar için çok kullanışlı bir alet, şöyleki: Walkbook'ta yanınızda onlarca hatta binlerce kitaplarınızı yanınızda götürürsünüz. Daha fazla bilgi için >>

Uyku Artik Tek Tuşluk

Bilimadamları beyni manyetik olarak harekete geçiren bir alet sayesinde anında derin uykuya dalmanın bir yolunu buldu.Başa takılan alet sayesinde sekiz saatlik kaliteli uyku sadece iki ya da üç saate sıkıştırılabiecek. ABD'li bilimadamları kısa adı TMS olan transkraniyal manyetik uyarı tekniğini kullanarak uyku konusunda gönüllü bir grup kişinin beyinlerine en derin uyku halinin işareti olan yavaş dalgalar gönderdi. Bir TMS aleti tarafından kafatasından içeri beyne gönderilen zararsız manyetik sinyaller beyinde elektrik uyarı noktalarını harekete geçirdi.

Araştırmacılar TMS aletininin doğru bir şekilde takılması halinde yavaş dalgaların beyinde de yolculuğuna devam ettiğini saptadı. Her bir manyetik dalga gönüllülerin beyninde derin uyku haline has yavaş dalgaların oluşmasına yolaçtı. Araştırmaya başkanlık yapan Wisconsin-Madison Üniversitesi nden Prof. Giulio Tononi, yavaş dalgalar sayesinde uykusuzluk rahatsızlığını tedavi etmek mümkün olacak dedi.
İşadamları ve diğer çalışanlar bu işe çok sevinirler heralde.

Resim Parçalama

PhotoShop'ta resimlerini parçalayarak güzel bir masaüstü resmi, ben kendime bunu yaptım!. Sizde kendinize beyendiğiniz fotograflardan güzel bir resim yapın.

Matematikle Allah'ın Varlığını İspatladı

Polonyalı bilim adamı, matematik ile Allah'ın varlığını ispatladı.

NASIL KANITLADIProf. Dr. Heller, “kâinatın bir başlangıcı olduğuna göre, bir yaratıcısı olmalıdır ve bu yaratma eylemi uzay ve zaman dışında gerçekleşmiştir. Kâinatın yaradılış nedenini soracak olursak, matematik kurallarının nedenlerini sorgulamak zorundayız. Bunu yaptığımızda da tekrardan Allah'ın kâinatı yaratma düşüncesine varıyoruz. KANITA GÖTÜREN SORU Asıl sor ortaya söyle çıkıyor; hiçbir şey olmamaktansa neden bir şeyler var? Bu soruyu sorduğumuzda tüm diğer nedenler gibi bir nedeni sorgulamış olmuyoruz. Tüm muhtemel nedenlerin kökünü sorgulamış oluyoruz. Bilim; insan zihninin, Allah'ın zihnini okuyabilmek için, bizim ve yaratılan şu dünyanın etrafında olup bitenleri sorgulama yolunda kolektif bir çabadır” dedi.Polonyalı Katolik rahip ve aynı zamanda usta bir matematikçi olan Prof. Dr. Michael Heller, dünyanın en yüksek miktarlı akademik ödülünü Allah'ın varlığını Matematikle ispatladığından dolayı kazandı.
Birleşmiş Milletler (BM)'nin New York'taki binasında yapılan ödül töreninde, ömrünün 40 yılını din ve bilimin uzlaşmasına adayan 72 yaşındaki Heller'e bu ödülün “manevi gerçeklerle alakalı araştırma ve keşfetme çalışmalarındaki ilerlemelerden” dolayı bu ödülün verildiği belirtildi. TimeTurk'ün haberine göre, Heller, kazandığı 1.6 milyon dolarlık ödülü, bilimsel ve teolojik çalışmalar yapan Cracow'daki Copernicus Merkezinin gelişimi için bağışlayacağını söyledi.
Aslında bunu ilk filozoflar bile matematikle kanıtlamışlardı. Yine de Allah'ın varlığının kanıtlanması bence güzel birşey inanmayanlara duyurulur. :)

Karıncalarında Bencil Olduğu Ortaya Çıktı

Karıncılar üzerinde yapılan yeni bir araştırma, birlikte çalışma yetenekleri ve grup çıkarlarını kendi çıkarları üzerinde tutmalarıyla tanınan karıncaların aslında bencil olduğunu ortaya koydu. Benciliğin nedenine gelince...
Karıncılar üzerinde yapılan yeni bir araştırma, birlikte çalışma yetenekleri ve grup çıkarlarını kendi çıkarları üzerinde tutmalarıyla tanınan karıncaların aslında bencil olduğunu ortaya koydu. Bu bencilliğin asıl sorumlusu da "kraliyet genini" taşıyan erkek karıncalar, yani "kraliyet ailesi". "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bilim adamları, bazı erkek karıncaların yavrularına kraliyet genlerinin geçmesini sağladıklarını ortaya koydu. "Yaprak kesici" olarak bilinen 5 karınca kolonisi üzerinde uygulanan DNA yöntemiyle, bir larvanın kraliçe olma şansının erkek karıncanın kim olduğuna bağlı olduğu bulundu. İlk başlarda karıncaların bir işbirliği modeli olduğu görüşünü taşıyan bilim adamları, kraliyet genine kimin sahip olacağının arkasındaki itici gücün "beslenme şekli" olduğunu da düşünüyordu. Bazı larvalara, kraliçe olmalarını sağlamak için belirli gıdalar verildiği tahmin ediliyordu. Ancak şimdi, kraliyet geninin taşındığı karıncaların diğerleri karşısında avantaj sağladıkları görülüyor. Araştırmayı yürüten Leeds Üniversitesinden Doktor Bill Hughes, "Sosyal toplumların asıl ilkesi, eşitlikçi olmalarıdır. Biz bunun her zaman böyle olmadığını ve bazı erkek karıncaların hile yaptığını bulduk. Karıncalardaki kraliyet konumu için genetik bir etki var" dedi. Bilim adamları, karıncaların yavrularına sağladıkları bu haksız avantajın ortaya çıkmaması için de kurnazlıklarını kullandıklarını ve spermlerini belli bir kolonide değil, farklı koloniler içinde yaydıklarını tahmin ediyor. Bunu yapmadıkları takdirde çok sayıda larvanın kraliçe olması "avam" işçi karıncalar tarafından fark edilebilecek ve bu da kolonide ayaklanma demek olacak. Karıncalar ve arılar gibi "sosyal" böceklerle yapılan çalışmalarda, bu böceklerin toplumlarındaki işbirlikçi yönlerinin sık sık öne çıktığını belirten Doktor Hughes, "ancak daha derine inildiğinde bir karmaşa ve kurnazlık görebiliyorsunuz. İnsan toplumu bunun ilk örneği. Karıncaların bir istisna olduğu düşünülüyordu, ancak genetik incelememiz bu toplumun da bozuk olduğunu gösterdi" diye konuştu.
Sonuçta her canlı kendisi için bişiler yapmaya çalışır değil mi?

F.Bahçe'nin rakibi belli oldu



Fenerbahçe, Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde İngiltere'nin FC Chelsea takımı ile eşleşti. Sarı-lacivertliler, ilk maçı İstanbul'da oynayacak. Futbolda Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek final kuraları İsviçre'nin Nyon kentinde çekildi. Kurada İngiltere'nin FC Chelsea takımıyla eşleşen Fenerbahçe, ilk maçı 1 ya da 2 Nisan'da İstanbul'da oynayacak. Rövanş maçı ise 8 ya da 9 Nisan'da yapılacak. Kura çekimi sonucunda Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek final eşleşmeleri şöyle gerçekleşti:

Arsenal - FC Liverpool
AS Roma - Manchester United
FC Schalke 04 - FC Barcelona
FENERBAHÇE - FC Chelsea

NOT: FENERBAHÇE, TURU GEÇTİĞİ TAKTİRDE YARI FİNALDE ARSENAL-LİVERPOOL MAÇININ TUR ATLAYAN TAKIMIYLA KARŞILAŞACAK.FİNALE UZANAN YOL ÇEYREK FİNAL İlk maç: 1-2 Nisan - Rövanş: 8-9 Nisan YARI FİNAL İlk maç: 22-23 Nisan - Rövanş : 29-30 Nisan
FİNAL 21 Mayıs (Moskova Luzhniki Stadı)

FLAŞ İstanbul'u Korkutan Deprem

Merkez üssü Yalova Çınarcık olan depremin şiddeti 4.8 olarak açıklandı.
Merkez üssü Çınarcık olan 4.8 şiddetindeki deprem halk arasında kısa süreli paniğe yol açtı. Bazı vatandaşlar deprem korkusuyla sokağa fırladı.
Deprem İstanbul, Adapazarı, İzmit ve Yalova'da hissedildi.
istanbul'a acilen dayanıklı ev projeleri hayata geçirilmeli halk korkuyor.

Uçak Yerine Uçan Daire Geliyor...

Hava mühendisleri çevreye daha az zarar veren uçaklar tasarlayarak uçuşla ilgili kavramlarda kökten değişimler yaratmayı planlıyor. Bunlardan bir tanesi de geleceğin çevre dostu uçan daireler.
Zaten artık dünya teknolojisi hızla gelişiyor. Günümüzde hayalini bile kuramadığımız şeyleri görmeye başlıyoruz. Çok yakında örneğin; 20 yıl içinde dünya teknolojisi şuan da hayalini bile edemediğimiz yerlere gelecek. İzleyin görün.

Masa Üstü Arkaplan

Masa Üstü Arkaplan
1024 x 768 Boyutlarinda masa üstü arkaplanı!..

Deniz Suyunu Temizleyen Kumaş

Sudaki arsenik ve sülfat gibi zehirli metalleri toplayan 'sentetik kumaş' geliştirildi.
Türk ve Japon araştırmacılar, sudaki arsenik ve sülfat gibi zehirli metalleri toplayan "sentetik kumaş" geliştirdi. Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü ile Japon Atom Enerjisi Ajansı'nın birlikte yürüttüğü araştırma projesinde üretilen "kumaş", sudaki arsenik, uranyum, nitrat gibi zehirli metalleri topluyor. Araştırmada, radyasyonla ışınlanan "kumaşlar", hedeflenen metali suya kimyasal madde bırakmadan "kıskaç" gibi yakalıyor.
Bu buluş Çevrenin temizliği için güzel bir haber ancak bundan çok daha fazlasının yapılması gerekmez mi?

Bal Dudaklı Siper

Gologlama ekibinin, yayına koyduğu sistem, Bal Dudak Siper açıldı!.

Türk Hacker'lar Pornoya Savaş Açtı

Kendilerine "'Hacked Netdevilz" diyen Türk hacker grubu, popüler porno sitesini yerle bir etti...
En çok ziyaret edilen ilk 100 web sitesi arasında yer alan Redtube porno sitesi, bir Türk siber-terörist grubu olan "'Hacked Netdevilz" tarafından hack'lendi. Siteye girmek isteyenler, bir süre için karşılarında "No Porn" yani "Pornoya hayır" mesajını gördüler. Bu mesajın altındaysa ""We're not the first but we're the best" cümlesi yer alıyordu. Bu cümlenin anlamı şu: "İlk değiliz, ama en iyisiyiz...". Diyorlar.
Görüyoruz ki artık Türkler'de dünya üzerinde yapamayacağı şey olmadığını herkese kanıtlamaya devam ediyor. Zaten Türk ulusu isterse yapamayacağı hiç birşey yok bizim şuan da tek eksiğimiz teknolojimizin yetersiz ve çağın gerisinde olmamızdır. Bunu çok kısa bir sürede aşabiliriz ancak bunu yatırım yaparak aşabiliriz. Ne yazık ki halkı türbanla oyalayıp birçok şeyi geçiştirip parayı da cebine atan bir devletimiz var.

Web 2.0 Anlayışı Aynı M. V. H = D






VATANMİLLİYET
HÜRRİYET
Tasarim Değişikligi sırasi hurriyettemi!..


Doğan Holding bünyesindeki büyük gazetelerinin, internet sitelerinde gün geçtikçe değişikli olmakta, ve bu değişiklikleri internetten gündemi takip edenler mutlaka bunun farkina varmıştır.

İlgimi çeken bagzı hususlar var bunlar;
http://www.milliyet.com.tr/ nin anasayfasindaki menüler aynen doğan holding sahip olduğu diger bir gazete olan, http://www.gazetevatan.com.tr/ aynı menüler kullanılmış, bu bana biraz itici geldi açıkcasi, doğan holding'in bünyesindeki, bu gibi çok ziyaretçi çeken haber sitelerinin tasarimdan yoksun olmasi ben ve benim gibi gündemi internetten takip edenleri hayel kırıklığına uğratmıştır mutlaka!.

Özellikle gazete sitelerinde, görsel olan şeyler daha öne çıksa daha çok sevineceğiz.

Başlıktaki M(milliyet) V(vatan) H(hurriyet) = D(doğan holding)

Fenerbahçe Lige Bomba Gibi Döndü


Turkcell Süper Lig'de zirve mücadelesi veren Fenerbahçe, 25. haftanın kapanış karşılaşmasında Vestel Manisaspor'u 4 - 1 mağlup ederek zirve yarışındaki iddiasını sürdürdü. Salı günü Sevilla'yı eleyerek Şampiyonlar Ligi'nde tarih yazan sarı-lacivertli ekibin golleri Aurelio, Kezman (2) ve Selçuk'tan gelirken, konuk ekibin tek golü Burak'tan geldi. F.Bahçe 54 puanla ligin 3. sırasındaki yerini korudu.

Aşk ve Anlami


Aşk düşünceden başlıyan daha sonra yüreğe yansıyan, daha sonrada yürekteki kıvılcımlarin, kalbe lanse etmesiyle oluşan bir duygudur(bence). Tabi herkezin kendine göre aşkı açıklayış tarzı vardır.


İnsan oğlu aşık olunca ilk önce aşık olduğu kişi karşısında eli bacağı birbirine dolaşır. Bunlar aşkın belirtisidir. Aşık olduğu kişi karşısında dili tutulur, utanır, çekinir vs.
Aşık olan insanların, dalğınlıkları, duygusal şarkılar dinlemeleri bir göstergesidir aşkın, aşk kimisine geç, kimisini erken bulur ne yazik ki(kısmet?!.

Aşk kavramı çevrendeki insanlara göre değişmektedir. Bunu nerden mi biliyorum?!. Yaşayan bilir derler ya gerçekten o sözün, her harfinden tutunda, her kelimesine kadar inanıyorum. Bizim ata sözlerimiz bitmez aslında, buna örnek olarak bu en iyi atasözüdür. ' Bir Nusubet, Bin Nasihattan daha iyidir'. İnsan denilen o muhteşemvarlığın her bir zerresi bi şahaser gibi, sizce öle değilmi? "Evet dediğinizi duyar gibiyim" !..

Konumuzun dışına çıkmadan bir iki kelime daha etmek istiyorum syn; okuyucularım!.

Aşk herkeze lazım, bulduğunuz kişi sizi red ederse bile, pes etmeyin(bakın bunu vurguluyorum)!... "Düşünün ki; siz bir adım attınız ve gerisi gelecektir, düşünün ki; siz kapının arasına ayağınızı koyduğunuz, eğer pes ederseniz kapı kapanacaktir. Ama eğer vazgeçmesseniz, o kapiyi, tutan kişi yorulacaktir. Ve bu demektir ki; siz kazandınız"

Yasal Uyari; Lütfen bunlari, imkansız yerlerde kullanmayınız. örn: (Sevdiğiniz, "kız veya erkek" için önce çıktığı varmı öğrenin!. Bu sizin için en sağlıklısı olucaktir)!. Teşekkürler.

Devamı: Gizemi 'V' harfinde saklı....................

Bal Dudaklı Alp

BALDUDAK ALP’iN SERÜVENLERi

Bizim ‘Baldudak Alp’ muazzam adamdır. Sevgili eşi hamile kaldığında çok su içmesine izin vermiyormuş. Niye diye sordum: ‘Abi bebek yüzme bilmiyordur, boğulur moğulur neme lazım!’ dedi... Geçenlerde geldi gene, suratı bi karış asık. ‘N’oldu ?’ diye sordum. ‘Yahu geceleri yatmadan ayaklarıma böcek ilacı sıkıyorum, karım beni odadan kovdu!’ ‘Niye ayağına böcek ilacı sıkıyordun?’ diye sormak gafletinde bulundum.. ‘N’apiim abi... ayaklarım karıncalanıyor!!’ demez mi?!

Siyahın Siyahı

Siyah, daha da siyahlaşıyor! New York’taki araştırmacılar bu ay bi rapor yayınlayarak kağıt gibi, olağanüstü bir materyal ürettiklerini ve bunun, vuracak ışığın yüzde 99.955’ini emdiğini açıkladı.

Yani ışık vuruyor ama öte yana geçmiyor. Örneğin bu materyalle kaplı bi odada, çok kısa bi süre sonra başınız dönmeye başlıyor, her yanınızı ter basıyor, karanlık bir çukur tarafından yutulduğunuz duygusuna kapılıyorsunuz! Bilim adamları Harry Potter filmlerinde Harry’nin giydiği ve onu bi anda görünmez kılan pelerinler üretme aşamasına gelmişler! Tabi bütün bu araştırmaların parası Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nden geliyor.

Bundan on yıl sonra, gözle görülemeyen bir ordu oluşturulduğunu düşünebiliyor musunuz? Bu pelerinleri oluşturacak ‘kumaşı’ çelik gibi, güçlü bir biçimde üretmek de mümkün olacakmış.

O zaman bunlarla uçakları,tankları hatta gemileri bile kaplayabilirsiniz! Bu araştırmaları Ransselear Politeknik Enstütüsü ve Purdue Üniversitesi birlikte yürütüyormuş. Kaynak(Aziz ÜSTEL)

Nanobotlar İnsanı Daha Akıllı Yapacak

Nanoteknoloji ürünü, insan beynine yerleştirilecek minik robot ''nanobot'', yakın gelecekte insanoğlunu daha ''akıllı'' kılacak. Yapay zeka konusunda uzman Amerikalı teknoloji adamı Ray Kurzweil, 2029 yılına kadar, vücuda yerleştirilerek zeka ve sağlığı artıracak minik cihazlar sayesinde, makinalar ve insanların bir bedende birleşeceklerine inandığını söyledi.
Evet yanlış okumadınız nanoteknoloji sayesinde insanoğlu birçok alanda devrim yapacak insanlar gelişecek, hayat kalitesi artacak. Bu nanobotlar kulağa pek sevimli gelmeyebilir ama gelecekte bunlara ihtiyacımız olacak aynen şimdi nasıl internete ihtiyaç duyuyorsak ona da daha fazla ihtiyaç duyacağız.
Nanoteknoloji insan hayatında devrim yapacak gibi görünüyor. Nanoteknolojisi henüz daha başlangıç aşamasında geliştikçe bizi çok daha fazla şaşırtacağını tahmin edersiz mesela ileriki zamanlarda çamaşırlarınızı yıkamaya gerek kalmayacak çünkü çamaşırlarınız kendi kendini temizleyecek aynen reklamlarda gördüğümüz boyanın kendisini ışıkla temizlemesi gibi...
Ne dersiniz bu nanoteknolojisi işe yarar mı? Devrim yaratır mı? Bence yaratır.

Norveç'te Nuh'un Gemisi

Norveç’te milyonlarca tarım ürününü iklim değişikliği, savaşlar ve doğal felaketlerden korumak için Kuzey Kutbu civarında tohum deposu inşa edildi.
Aslında bu depolar yeni birşey değil böyle depolardan bir kaç tane daha var. Bunların artmasında en önemli faktör insanın kendi geleceğini tehlikeye atmasıdır.
Fabrikaların saldığı sera gazı ve diğer çeşitli nedenlerden dolayı birçok canlı türünün yaşamı tehlikeye girmiş durumda bunu bilen bilim adamları canlıları kurtarmak için bazı fikirler ortaya atıldı. En mantıklısı Nuh'un Gemisi Projeleri'dir. Bitki ve hayvan türlerini dondurup gelecekte nesilleri tükenmişse onları canlandırıp ve nesillerinin devam etmesini sağlamaktır. Bunun için bir kaç tane tahıl deposu yapıldı bile ancak hayvanlar üzerinde bu bir sorun olduğu için şimdilik sadece denemeler yapılıyor. Ancak çok yakında hayvanlarıda dondurmayı başaracaklardır ve bütün hayvan ve bitki türlerini güvence altına alacaklardır.

Ahmet Çakar bikiniyi giyecek mi ?



Show TV 6 Pas Programında, büyük maç öncesinde Fenerbahçe Tur atlarsa bikini giyerim diyen Ahmet Çakar’ın Fenerbahçe’nin Sevilla karşısında aldığı bu tarihi galibiyetinden sonra ne yapacağı da merak konusu oldu. Çakar “Fenerbahçe Tur atlarsa Bikini giyerim, ama inşallah geçer de ben de kuliste sizin karşınızda bu sözü tutarım” diyerek son derece iddialı bir şekilde Sevilla’nın tur atlayacağını iddia etmişti. Bu sözlerden sonra Fenerbahçe taraftarı Ahmet Çakar’ın sözünü tutmasını bekliyor.

Cimbom Liderin Peşinde




Galatasaray Turkcell Süper Ligi 25.haftasında Ligin Flaş Ekiblerinden Kayserisporu Alisamiyende Konuk Etti.. Maça Hızlı Başlayan Galatasaray 18.Dakikada Sabri Sarıoğlu'nun Golü ile 1-0 öne Geçti.. Bu dakkadan sonra ataklarını hızlandıran Galatasaray 32.dakikada Ümit Karan'ın bulduğu gol ile 2-0 öne geçti.. İkinci Yarı Durgun Bir futbol sergileyen Galatasaray. Kayserispor un ataklarını kaleci aykutun muhteşem kurtarışlarıyla engellereyek Maçı 2-0 Kazanıp puanını 54 e çıkardı ve Beşiktaşın ardından 2.sıradaki yerini korudu..

Uzay ve 'Yanlız Mıyız?' Sorusu

Uzay, milyonlarca yıldızın, milyarlarca gezegenin olduğu büyük bir boşluk.
Dünya gezegeni bundan yaklaşık 4.6 milyar yıl önce Big Beng (Büyük Patlama) sonucu Güneş'ten koparak oluşmuştur. Tabi bu bilim adamlarının çok mantıklı bir teorisidir.
Bu patlama sonucunda dünya oluşmuş ve üzerinde milyonlarca yıl sonra canlılar yaşamaya başlamıştır. Dünya'ya gelen en son canlı insan olduğu düşünülmektedir.
İnsanoğlu milyonlarca yıl yaşadıktan sonra kendini geliştirdi ve artık birçok şeyi biliyor, bilmediklerini ise çok merak ediyor.
En çok merak ettiği şey ise 'yanlız mıyız?' sorusunun yanıtının ne olduğu. Birçok insan uzaylı dediğimiz diğer gezegenlerde yaşayanların olmadığına inanmaz. Çünkü bazıları görmediği şeye inanmaz. Buna karşılık bazı insanlar inandığını belirtir ki bende bunlardan biriyim.
Bazıları da uzaylılar tarafından kaçırılıp incelendikten sonra dünyaya geri getirildiğini idda eder hatta yemin bile ederler. Ancak bilim bunları raddetmekte kanıtları olmadığı içinde çoğu zaman deli muamelesi görmektedirler. Tabi bunun içine devletlerin halkı korkutmamak için bazı şeyleri sakladığınıda düşünebiliriz. Belki de gerçekten de kaçırılmamış deli olabilirlerde bilemeyiz.
UFO konusuna da gelecek olursak Türkçe açılımı 'tanımlanamayan uçan cisim' bir çok kişi gece veya gündüzleri gördükleri parlak uçan cisimleri uzaylı sanar ancak bunlar bilim adamlarınca ufo diye adlandırılır yani meteor yağmuru, özel uçak denemeleri ve gerçektende uzaylı olduğunu bilemedikleri için ufo nun uzaylı olduğu kabul edilmez.
Ancak bütün bunlar uzaylı diye birşey olamayacağı anlamına gelmez.
Uzayda milyarlarca gezegen var biz neden kendimizi yanlız sayıpta bencillik yapalım ki?
Bilim adamları 10 yıl öncesine kadar yanlız olduğumuzu düşünüyorlardı ama son 10 yılda keşfedilen dünya benzerleri gezegeneler bu düşünceyi değiştirdi. Artık evrendeki gezegenlerin yaklaşık %60'ı yaşanılabilir diye düşünülüyor.
ABD gibi ülkeler belki de çoktan uzaylılarla karşılaştı. İttifak yada düşmanlık kurdu bunuda biz bilemeyiz. Ama 51. Bölgeyi unutmayalım orada nelerin döndüğünü bilmiyoruz.

Uçan Adamın Bilimi Şaşırtışı

Bilim, birçok şeyi en mantıklı şekilde ve gerçek olanları açıklamaya çalışır. İnsanoğlunun doğuşu, evrenin oluşumu, ufo, uzaylılar ve insan beyni bunlardan sadece bir kaçı ancak bu aralar bilim dünyasında birçok olay aynı anda meydana geliyor.
Şu aralar ise uçan insanlar dediğimiz zihnini kullanarak yer çekimsiz bir ortam yaratan ve havada kalabilen levitasyonlar. Bu insanlar genelde Hindu Brahmanlar, Yogiler, Hint fakirler, Saint Hermitler'dir. Bilim dünyası çoğu zaman bunu kanıtlayamadığı için gerçekçi ve inandırıcı olduğunu düşünmüyordu. Ancak insanların ortalama olarak beyinlerinin %5-10'unu kullanabildiğini ve beynin çok gizemli olduğunu belirtmiştir.
ABD'de olan Chris Angel sihirbazlar gibi hiç bir hileye başvurmadan havada kalabiliyor. Bilim adamları bunu incelemiş ve hiçbir şekilde hile yapmadığını kanıtlamıştır. Bunu nasıl yaptığını açıklayamadılar ve gerçek olduğunu söylüyorlar.
İşte insan beyni öyle birşey ki %5-10 kapasitede bunları yapabiliyorsak %100 kapasitede neleri yapabileceğimizi düşününce çok heyecanlanıyorum. Bilim adamları insanların beyin kapasitelerini arttırmaya çalışıyor. Eğerki bunu başarırlarsa hem teknolojide hemde daha birçok konuda yüzyılları aşacağız.

Unilever şirketi

Unilever holding'in turkiye'deki markaları gazete okurken gözüme çarptı, paylaşmak istedim.

İşte turkiye'nin en çok tercih edilen markalari hepsi onlara ait. Şöyle sıranalıyor;


1.Omo
2.Rinso
3.Domestos
4.Yumoş
5.Cif
6.Elidor
7.Dove
8.Rexona
9.Lux
10.Axe
11.Signal
12.Clear
13.Sana
14.Becel
15.Calve
16.Knorr
17.Komili
18.Lipton
19.Amaze
20.Ben&jerry's
21.Algida (Dondurmada en çok tercih edilen, marka)

İşte düşünün, bu yabancılara ait olan bu marka türkiyede tercih edilen ürünlerin başlarında geliyor!. Onlari başarılarinin devamini diliyorum. Türk yatırımcılari kınıyorum.

Gologlama Güçlendi

Öncelikle herkeze merhaba,
Bugun sizlere önemli bir karardan bahsedeceğim. Benim (GökhanORUÇ) idare ettiğim, gologlama servisini yeni yazar arkadaşlarla idare etme kararı aldik.
Bu serviste birçok işlev görülecek, bunlar;
Teknoloji - Sertaç Kıyak ve Denis Mahmutovik
Spor - Volkan Genç
Hayat, web tasarim, web kodlama - Gökhan Oruç
İlgili olarak yazacagız!.. Arkadaşlarıma, bu yardimdan dolayi teşekkür ediyorum!.

Sosyal Mesaj





Herkezin korktuğu global ısınma(kuresel ısınma) herkez biliyorki kapının önünde, sanki bize diyorki 'siz bu güzelim dünyayi kirlettikçe giderek herşeyi zora sokuyorsunuz buna artik bi dur deyin' bu duruma kim dur diyecek, ben mi? o mu? yoksa siz mi? altarnetifi söylüyorum; "hepimiz" hepimiz demeliyizki, bu gibi seyler yaşamamızı, gelecegimizi dahada kısaltmasın!.

Her neyse benim bugun ele almak istediğim konu aslinda, buğdayın amerikada fiyatının tavan yapmasi, (sanirim bundan sonra ekmek yiyemeyecgiz) kilosu tahminen 22$ fiyatlarinda, bu buğday neden bu kadar pahalli oldu ki sorusuna cevabı yapıştırıyorum!. Bioyakıtlar, biliyorsinizki dünyanın önde gelen otomobil devleri, otomobillerin motorlarinin içtiği benzinin yerine, buğdaydan elde edilen "BİOYAKIT" a uygun motorlar üretiyorlar. Bu nedenle, buğdayın fiyati amerika'da tavan yapti


Gologlama ailesine yeni bir uye daha katildi


Gologlama bunyesinde, yazarlala ilgili tum haberlerin olucagi bir blog yapildi. Bu blogda gunun yazisini, gunun yazarini, gunun en kotu yazarini paylasicaz.
Cok kapsamli bir sistem olan yazarname bir cok yazar hakkinda elestirel yazilar yazcaktir!.

Koseden Haberler

Kose yazilari okumayi cok seviyorum. Dunde her zaman okudugum yazarlardan bahsettigim icin,

hosuma giden yazilari yine blogumda yayinlamayi dusundum ve yayinlıyorum.

Bugun'un bence kose yazarlari yine Reha muhtar, Tuna kiremitci ve ayni gazete'de yazan Can atakli konulari soyle;

Can ATAKLI: Ders veren gerçek hikayeler- okumak icin tikla!..

Tuna KİREMİTCİ: Otomobil uygarligi- okumak icin, tikla!..

Reha MUHTAR: Bir kadın en yakın kadın arkadaşına güvenir mi?- okumak icin, tikla!..

Sen Hic İcinin Oksandigini Hissettinmi

Reha muhtarin kose yazilarini, her gun takip ediyorum. Reha muhtar gercekten guzel seylere deyiniyor. Hele bu gunlerde 'Turban' , 'Sinir Otesi' gundem bunlar. Bagzen deyiniyor gundeme ama dedigim gibi bagzen, geneli Hayattan bahsediyor.

Asil konu bugun 01-03-08 'li yazisinda gercekten cok guzel bir konuya parmak basmis, kutluyorum onu. Merak ettinizmi, iste burda tikla!.